Category Archives: Ruh Sağlığı

El Bakımının Önemi

elbakımıönemi

Ellerimizin yaşlanması, yüzümüzün yaşlanmasından daha kötüdür. Çünkü eller asla eski haline dönmüyor. Bunun için ellerimize daha özenli ve daha dikkatli davranmalıyız. Bunun için yaşımız kaç olursa olsun el bakımı asla ihmal etmeliyiz.

Sadece temizlik malzemeleri değil, sağlığımız ve cildimiz için yararlı birçok şey de ellerimizi yıpratır. Su, güneş, deniz ve yağmur gibi doğal kaynaklar ellerimiz için tehlikedir.  Bu da el bakımının diğer bakımlardan daha çok öne çıkarılması gerektiğini bize gösterir.

Ellerin yaşlı görünmesinin geri dönüşü olmamasından daha büyük bir sıkıntı daha vardır. Mesela yüzümüz ne kadar yaşlı görünürse görünsün aynaya bakmadığımız sürece bunu fark etmeyiz. Ama ellerimiz sürekli gözümüzün önündedir. Yaşlı görünen eller bize kendimizi yaşlı hissettirecektir. Bu da kendimizi olmadığımız kadar yaşlı hissettirecektir.

Yani el bakımı psikolojik anlamda da genç kalmamız için önemli bir yerde durmaktadır.

Hafıza Güçlendirmek İçin Egzersiz

222Tüm medya spor yapmanın öneminden bahseder oldu. Kilo vermek için önemli olduğu zaten hepimizin malumu. Ancak bu yazımızda kilo verdirme özelliğinin dışında bir özelliğinden bahsediyor olacağız egzersizlerin.

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur lafı 2000 yıl önceki bi laftır. O dönemden günümüze aslında hiç de bir şey değişmedi. Şu anda sağlam vücut formumuzu koruyamadığımız için bir nevi vücudumuza toksik maddeler aldığımız için vücudumuzun kusursuz işleyişini bozmaktayız.

Gün içerisinde yaptığınız rutin işlerin dışında her gün sadece tempolu bir yürüyüş ya da çeşitli kas çalıştıracak egzersizler hafızamızı geliştirebilir.

Boşluğa Düşmek

nurdandinler_1330943282104Hayatta keşke demek diye bir şeyin gerçekten var olup olmadığını düşündüm… Aslında keşke diye bir şey yoktu, hepsi benim seçimlerimdi… Ve hep keşke olarak adlandırdığım anıları topladığımda istemediğim seçimleri yaptığım anılar diye de adlandırabileceğimi farkediyorum. Hepsi benimdi. Ben yaptım , ben seçtim, ben tercih ettim… Belki kendi mutluluğumdan vazgeçtim, ve sonunda da kendi kaderime yada seçimlerime razı oldum.

Akışına bırakıp yakamak varken neden bir tercih yapmak zorundaydım, yada yaptığım tercihlerde neden gerçek anlamda istediğimi yapamadım… Ve uzayıp giden milyonlarca soru. Yine kesin yada belli bir cevabı yok…

Herkes zaman zaman belli boşluklara düşer. Önemli olan düştüğünüz boşluğu farkedip sizi oradan çekip alabilecek bir güce, içinizdeki inanca, ve iyi bir dosta sahip olmaktır. O boşluklarda kaybolmanıza izin vermeyin. Düşüncelerinizin sizi bir kaosun içine çekmesine engel olun. Yaşantınıza yön verin. Kendinizi başkalarına yönlendirmeyin. Sadece mutlu olun…

Kendinizden vazgeçmeyin!

Bir insana uzaktan ne kadar çok yakıştırma yaparsanız o insan zamanla sizin evrene göndermiş olduğunuz negatif yada pozitif enerji sayesinde bunu kendisine çeker ve o kişi hakkındaki düşüncelerinizde zamanla haklı çıktığınızı görürsünüz..

Birkaç örnek vermek gerekirse bir insanın başarısızlığını gördüğünüzde ona üst üste “sen yapamazsın” “uğraşma başaramazsın” vs cümleler kurduğunuzda kişi kendine olan güvenini zamanla kaybedecek ve bunun altından kalkamayacak duruma gelecektir. Sadece başarı değil her alanda aslında ağzımızdan çıkan kelimeleri çok düşünerek söylememiz gerektiğine inanıyorum.

Çok yönlü düşünmek belkide en önemlisi.. Tabiki her insan bir düşünce, her insan ayrı bir dipsiz kuyu… Hepsinin ne düşündüğüne hakim olmak imkansız birşey ve sadece bir kişi herkesin düşüncesini kendi aklından geçiremez. Aslında son yıllardaki gözlemlerim sürekli negatifliğe doğru gittiğimiz peki neden? ne için? Pozitiflik kadar güzel bir düşünce varken neden negatif? diye sormaktan insan kendini alamıyor..

Ömrü Kısaltan 5 Zihinsel Alışkanlık

çıldırmaRuh sağlığı uzmanları gün içinde kişilerin yaşadığı ruh hali değişikliklerini incelemişler ve sonuç olarak ister pozitif ister negatif bir insan olun genel de hepimizin içine düştüğü hatalar belirlenmiştir. Bu hatalar kimi zaman etrafımızdan görerek öğrendiğimiz kimi zaman da etrafımızın bize zorla öğrettiği düşünme alışkanlığından ibarettir. Aslında hepimizin bilmesi gereken tek olgu bizlerin kötü düşünmelerine neden olan sadece öğrendiklerimiz sonucu gelişen alışkanlıklarımızdır. Ve her alışkanlık ortalama 21 günde değişebilir. Birazcık çaba yeterlidir.

Öncelikle ruh sağlığımıza ve dolaylı olarak beden sağlığımıza zarar veren bu düşünce tarzlarını tanıyalım.

  • Öz Eleştiri : İç sesimiz ne zaman susmuştur ki? Her yaptığınız şeyde kimse sizi eleştirmese bile içinizde sanki gizli bir düşman varmış gibi eleştiri yağmuruna tutulursunuz. Yolda boş boş yürüseniz bile onu bile eleştirecek bir düşman taşırız içimizde. Ve en acımasız eleştirileri de kendi kendimize yaparız. Aslında bu durumda yapabileceğimiz şey çok basittir. Öncelikle iç sesinizi bir düşman değil sanki size önerilerde bulunan sivri dilli bir arkadaş sayabilirsiniz. Gerçekten bu sivri dilli arkadaş ne diyor ne demek istiyor anladığımızda inanın eleştiri oranı azalacaktır. Eleştirilerin altında yatan nedeni bulmayı deneyin ve o nedeni çözmeye çalışın. Bu neden bulma yolcuğunda size en çok yardım edecek obje bir günlük tutmaktır. İç sesinizin sizi nasıl eleştirdiğini yazın ve sonra okuyun. Bakalım bu sivri dilli ortağınız size aslında ne diyor.